YORK "ZAMANA YOLCULUK"




Ouse nehri kumsalında güneşlenen kaz sürüsünün solunda bordalamış efsanevi Viking tekneleri beliriyor. Şehrin en görkemli girişi Mickelgate kapısından surlara çıkan merdivenlerden ardından uzun Roma surları üzerindeki dar yürüyüş yolu kıvrılarak Skeldergate köprüsüne doğru uzanıyor. Surların üstünden görünen eski şehir ve kathedralin muhteşem görüntüsü yaklaşan yağmur bulutlarına karışarak grileşiyor. Aniden bastıran sağanak yüzünden sokaklar birden boşalıyor ve kalabalık saçak altlarına dükkanlara doğru kaçışıyor.



Kralın fermanını avazı çıktığı kadar yüksek sesle bağırarak okuyan kırmızı ceketlinin yanından geçerken dikkatler ünlü "Betty Café" nin elmalı pasta ve böğürtlenli turtalarının dizili vitrine odaklanıyor. Boynuzlu miğferli Viking askerleri uzun bordo renkli etekli örgülü sarı saçlı Vikingli kızlar sağanak yağmurdan kaçmak için uygun bir yer arıyorlar. Az ileride elinde tabela ile hayalet avcılarını bekleyen "tricorne" üç köşeli şapkalı adamın yanından geçerken gözler köşedeki dükkanın arkasında yavaş yavaş beliren bu eşşiz gotik mimarisinin ilk görüntüsü beliriyor.



Uğruna savaşılan Kralların vaftiz edildiği defalarca talan edilen ve yakılan, fakat tekrar ayakta kalmayı başaran Katedral "York Minster" Kuzey Avrupanın ikinci büyük klisesi York şehrinin en önemli turistik ilgi alanı ve sembolü olarak her ziyaretçinin anılarına konu olmaya devam ediyor.


Ana kapının hemen sağında acımasızlığı ile ünlü Romalı hükümdarı İstanbul'un eski ismi "Konstantinapol" ismini veren ihtişamlı "Flavius Valerius Constantinus" Büyük Konstantin in heykeli tüm haşmeti ile gelenleri selamlıyor.



Konstantin eniştesi Doğu Roma İmparatoru "Licinius" ve ordusunu Üsküdar yakınlarında bozguna uğratarak tüm Roma'nın hakimiyetini eline geçirir ve "Byzantium" u tekrar inşa edip surları genişleterek Büyük Roma İmparatorluğunun başkenti ilan eder. Bizans dönemini başlatan ilk Roma İmparatoru olarak tarihe adını yazdırır. Günümüzde anıt mezarı Konstantin dönemimde yapılan (324-337), İstanbul un ilk Ortodoks klisesi eski adı "Havariler Klisesi" günümüzdeki adı "Fatih Külliyesi" olarak bilenen yerde bulunmaktadır..



Dünyanın en iyi korunmuş ortaçağ örneği olan bu yer şarap fıçıları dizili dar parke taşlı sokakları, at arabaları, eski sokak levhaları ile acımasız işkencelerle dolu tarihi ve hayaletleri ile tarihden ışınlanmış bu şehir adeta herkesi ortaçağın derinliklerinde bir zaman tüneline götürüyor. En çok merak edilen diğer bir yer İngilterenin "En iyi Fotoğraf Çekilecek Yer" olarak oy birliği ile seçilmiş bir sokak. "Shambles" Anglo -Sakson dilinde "Fleshhammels" et asılı tezgahlar anlamına gelen bir zamanlar 35 kadar kasap dükkanının bulunduğu dar derin kaldırımlı bir sokak.

Bir zamanlar alt katlardaki kasap dükkanlarının kancalarda etlerin asıldığı; üst katları birbirlerine dokunacak kadar sokağa taşan ahşap omurgalı evleri ve kanların akarak temizlenmesi için yapılan yüksek kaldırımı ve yolun kenerlarındaki derin çukurları, daracık kaldırımları ile "Shambles" gerçekten ortaçağdan ışınlanmış bir sokak görüntüsü veriyor. Aynı zamanda tarihinde diğer bir vahşetin yaşandığı 16 ıncı yüzyılda katolik din adamlarını sakladığı gerekçesi ile suçlu bulunarak protestanlar tarafından üzerine kapı konularak, tonlarca kaya ve taş ile ezilerek idam edilen katolik mezhebinin ilk kadın azizesi "Saint Margaret Clithero" nun türbesi bulunmaktadır.


York'un en ilginç turistik ilgi alanı zamanla turizm endüstrisine dönüşen "Hayalet Turları" her geçen gün daha da çok rağbet görüyor. En eski turlardan biri olan bu aktiviteler akşam üzeri 7.30 da başlıyor ve bir saat kadar sürüyor. Bu ürkütücü paranormal aktiviteler dahilinde latince bilen bir rehber önderliğinde şehrin en çok hayaleti bulunan özel yerlere gidiliyor.




Roma dönemini takiben, Anglo Saksonlar ,Vikingler ve Normanlar tarafından defalarca kuşatılmış bu şehir de ilk göze çarpan surları ve eşsiz mimarisi ile York Minster. Diğer bir turistik ilgi alanı tarihde diğer bir kara sayfa olarak tabir edilen binlerce Yahudinin içeri hapsedilerek katledildiği; bazılarının duvarlardan atlayarak intihar ettiği "Clifford Tower" gezilebilr.

Halen kazı çalışmaları devam etmekte olan Roma dönemine ait kalıntıların olduğu "Museum Garden"de müze ve geniş parkın içindeki kalıntılar gezilebilir.


Dünyanın en büyük "NRM Ulusal Demiryolları Müzesi" ile tarihdeki ünlü lokomotifleri görmek isteyenler için oldukça farklı bir müze. Her yıl şubat ayında yapılan "Jorvik Viking Festivali" ve her gün ziyarete açık "Jorvik Viking Centre" da Anglo- Sakson ve Viking tarihinde York' a yolculuk yapın Daha çılgın bir şeyler yapmak istiyorsanız korkunç "York Dungeon"a bir bilet alın veya dünyaca ünlü paranormal "Ghost Haunted Walk in York" hayalet turları gibi bazı alternatiflerlerin bulunduğu paranormal aktivitelere katılın.



Diğer bir turistik ilgi alanı; Anglo -Sakson dilinde "Whitnourwhatnourgate" anlamı "neither one thing, nor the other" Türkçesi "Ne bir şey ne de bir diğeri" anlamına gelen bir ilginç bir cümle. York şehrinin en uzun söylenen en kısa sokağı toplam uzunluğu 32 metre. Çeşitli romanlara konu olan sokak isminin bulunduğu tabelanın önü esprili fotoğraf çektiren turistlerin uğrak yeri.

York şehrinin ortaçağ dan günümüze kadar özenle getirdiği içinde halen asılı duran kasap et çengelleri ile tabelaları daracık sokakları, yüzlerce küçük şirin kafesi ve hediyelik eşya satan rengarenk vitrinli dükkanları ile oldukça büyüleyici.


Önünde uzun bir müşteri kuyruğu olan Britanya'nın milli yiyeceği "Fish and Chips" dükkanındaki kızarmış mezgit ve cips kokusu tüm sokağa yayılıyor. Şehir merkezi "Parliament Street" de yaz ayları uluslarası market kuruluyor. Sürekli çeşitli sanat, tiyatro ve müzik aktivitelerin düzenlendiği bu meydanda hafta sonları çeşitli sergi ve dans gösterileri yapılıyor.




Vikingler Şehri defalarca kuşatmış ve bazıları geri dönmeyerek York a yerleşmiş. Danimarkalılar şehre "Jorvik" ismini vermiş. Jorvik Center dünyaca ünlü diğerlerin çok farklı bir müze burada görsellik zenginliği olduğu gibi York tarihinde çeşitli medeniyetlerin yaşam biçimleri oyuncuların dramize ettiği animasyonlar ile koku alma ve işitme duyularına da hitap ediyor.

Yorkshire bölgesi ağır anlaşılması zor şivesi ile İngilizlerin "Köylü" olarak tabir ettiği ancak bir çok kişinin emeklilik hayallerini kurduğu kültürel zenginliği ve doğal güzelliği ile eşsiz bir bölgedir.


Ekonomileri tarıma endeksli iken endüstri devrimi yapan diğer şehirlerin aksine 18 inci yüzyılda "Terry Çukulata Fabrikası" 19 yüzyıl başında açılan "Rowntree Nestle" fabrikaları çukulata endüstrisinin ihracat yapan merkezi olmuş. Geniş demiryolu ağının ulaşımsa elverişili konumu turizm ve hizmet sektörünün genişlemesi ile şehir ekonomik alanda oldukça gelişmiş.